Kategoriler
Yorumlar
baba harikasın önünde eği...
ismet topçu => Bağlama üzerine konuşma yapıyor.
harika çok güzel bi sohbe...
Nihat Hatipoğlu Cehennem ve Azap (Dosta Doğru)
yani salak gibi
Burhan Garantili Ayakkabı
şehitleri görünce sevinen...
ÖLDÜRÜLEN PKK'lıların görüntüleri..!
oooooo rffffff acılmıyo...
Buz Devri 3..!
gerısıde olsaydı dehşet o...
Hülya Avşar'ın tecavüz sahnesi
sıra siede gelecek isme s...
Steaua Gükreş Galatasaray Maçı Golleri.!
alişandan çok güzel birşa...
Fenerbahçe Alişan 100 yıl Şarkısı
Şuanda okunan yazılar
1.Hülya Avşar'ın tecavüz sahnesi
6 kişi izliyor
2.Seni meslek sahibi yapacağım diyip tecavüz etti
2 kişi izliyor
3.Buz Devri 3..!
1 kişi izliyor
4.Kedi-Köpek ve Civcivli Aile
1 kişi izliyor
5.Kabirden Mektup
1 kişi izliyor
6.Pittsburgh - Girls Kiss Girls
1 kişi izliyor
7.Parçala Behçet-Tıpalamak Gerek..!
1 kişi izliyor
8.Boğa Dehşeti 18
1 kişi izliyor


Şuanda sitemizde toplam 8 video izleniyor.
Site istatistikleri
Bugün eklenen yazı : 0
Dün eklenen yazı : 0

Toplam yazı : 1109
Toplam kategori: 25
Toplam yorum : 761

Ana Sayfa -> İslami Videolar -> Kabirden Mektup

Şuanda bu video'yu sizinle beraber 1 kişi izliyor


Bu video'yu :listeme ekle

Profiline ekle :

Adres :

Açıklama : Kabirden Mektup

Etiketler : Kabirden_Mektup

İzlenme : (3555)

Eklenme tarihi : 15/06/2008 09:43

Yorumlar

ramis erdoğan 24/06/2008 07:31 tarihinde demiş ki
unutmayın bu dünyadan ameliniz ve ruhunuzdan başka birşey ***üremessiniz ebedi yaşama
Kabirden Mektup

esra uysal 18/07/2008 13:09 tarihinde demiş ki
bu dünya sadece iyilik olsun yüreğinizde...sadece salih amel..yasaklardan uzak durun...amellere yönelin.edebi yaşama yolculuk vakti geldiğinde,ruhunuz bedeninizden acı ile ayrılmasın.
Kabirden Mektup

ayaz 19/07/2008 17:40 tarihinde demiş ki
Dünya ve ahiret, ortak iki zevce gibidir. Birisini ne kadar hoşnud edersen, öbürünü o kadar kızdırırsın...
Kabirden Mektup

melike gümüş 29/07/2008 11:20 tarihinde demiş ki
dünya ahiretin tarlasıdır...rabbim ahirete salih amallerle gitmeyi nasip etsin.
Kabirden Mektup

ELİF.YENİÇAĞ 29/07/2008 15:07 tarihinde demiş ki
ne mutluk bana dınım islam allahım banada dıger kullarınada iyi amellerle gıtmeyı nasıp etsın yuce allahım
Kabirden Mektup

tuncay pehlivan 25/08/2008 14:56 tarihinde demiş ki
harıka bir sohbet sitesi hazırlamışsınız.ALLAH bütün iman edenlerden razı olsun.selamunaleykum
Kabirden Mektup

Deniz Özel 01/09/2008 12:13 tarihinde demiş ki
tşk ederim nede güzell okudu ne de güzel anlattı teşekkürlerr
Kabirden Mektup

m_c_a_18@hotmail.com 04/09/2008 16:30 tarihinde demiş ki
Kabir Hayatı


------


Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.


Kabirlerde bulunan kimselerin tamamı "Berzah" hayatı ile diri olup;

Bilirler,

Akıl ederler,

Duyarlar,

"Hiç şüphe yok ki, ölü defnedilip arkadaşları, yanından ayrıldıkları zaman; yanından ayrılırken cenazesini kaldırıp kendisini ahirete yolcu edenlerin ayak seslerini işitir. (6)
Peygamber efendimiz (s.a.v) Bedir'de öldürülen kâfirlerin içi taşlarla örülmemiş bir kuyuya atılmasını emretti. Ölümlerinden günlerce sonra gelip başında durdu ve son ferdine kadar, onları teker teker ey falanca oğlu falan şeklinde, isimleri ve babalarının isimleri ile çeğırarark onlara şöyle buyurdu: "Siz Rabbinizin size va'dettiği azabın hak olduğunu gördünüz mü? Hiç şüphe yok ki ben; Rabbimin bana va'dettiği zaferin hak olduğunu gördüm." Bunun üzerine Hazret-i Ömer; "Yâ Resulallah! Sen, leş olmuş bir kimselerle mi konuşuyorsun, dedi". Bunun üzerine Peyganber Efendimiz de cevaben : " Beni hak din ile gönderen Allah'a yemin ederim ki siz, beni onlardan daha iyi duymuyorsunuz dedi." (7)

Görürler,

Kendilerini ziyaret edenleri tanırlar,

Herhangi bir kul kardeşinin kabrini ziyaret edip yanında oturursa, kalkıncaya kadar, o ölü onunla arkadaşlık eder ve ona karşılık verir. (8)

Selam verenlerin selamlarını alırlar,

Bir adam, tanıdığı bir kimsenin kabrinin yanından geçtiğinde, ona selam verirse, selmını alır. Bir adam da tanımadığı bir kimsenin kabrinin yanından geçtiği zaman selam verirse o da, onun sel***** alır. (9)
Çağırsalar bizi kabre

Çağırsalar bizi kabre
Girmek için hazırmıyız?
Ruhumuzu Azraile
Vermek için hazır mıyız?

Görüyoruz gidenleri
Fakirleri zenginleri
Mezarlıkta yerimizi
Almak için hazırmıyız?

Olan bir gün bu vücut
Toprak olup gidecek
İki melek gelip sual edecek
Rabbin kimdir
Dinin nedir diyecek
Suallerin cevabını
Vermeğe hazırmıyız

Günahını sevabını
Suallerin cevabını
Santim santim hesabını
Vermek için mi hazırmıyız?

Hasan der ömür kısa
Dinlemiyor ağa ğaşa
Gelebilir her an sıra
Ölmek için hazır mıyız

Birbirlerini ziyaret ederler,
Ölülerinizin kefenlerini güzel yapınız! Çünkü onlar, kabirlerinde birbirlerine karşı iftihar ederler ve birbirlerini ziyaret ederler. (10)

Dirilerden kendilerine ulaşan kötü haberlere üzülürler,
Hiç şüphesiz ölüye; evinde eziyet veren şey, kabrinde de eziyet verir. (11)
Amelleriniz, ölülere bildirilir, güzel birşey görürlerse sevinirler. Kötü birşey görürlerse; Alah'ım! Onlaru tâatına geri çevir derler."

Dua ederler,
Ölülere hayatta olanların ameleri onlara bildirilir, hayırlı bir iş görürlerse Alahü Teâlâya hamd edip sevinirler ve o hayrı yapanın hayırlı işlerinin artması ve hayırlı işlere devam etmesi için dua ederler. Kötü bir şeyle karşılaşırlarsa onları yapanlar için Alahü Teâlaya dua edip şöyle derler: "Alah'ım! Onları tâatına geri çevir ve bize hidayete erdirdiğin gibi, onları da hidayete erdir. " (5)
Tasarrufları vardır,
Alahü Teâlanın kudretiyle çok büyük işler yaparlar. Peygamber efendimiz, Hazret-i Cafer'in öldürülmesinden sonra bir gün şöyle buyurdu: "Bişe halkına, yağmurun yağacağını müjdeleyen meleklerin içinde Ca'fer'i tanııdım." (14)

Nimet görürler,
Nimet ve azab hem ruha hem vücuda olacaktır. Berzah aleminde bazıları ikram görürler: kabirlerinde taptaze olarak namaz kılarlar, hac yaparlar.
Azab edilirler.
Peygamber efendimiz (s.a.v) kabir azabı ile ilgili şöyle buyuruyor: "Ölüleriniz defnetmeme endişem olmasydı; işitmekte olduğum kabir azabını, size de işittirmesi için Alah'a dua ederdim. (12)
Kabir Ziyareti
Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

Çok kimse kabir ehlinden istifâde edildiğine inanmıyor. "Ölü yardım yapamaz." diyenlerin, ne demek istediklerini anlayamıyorum. Duâ eden, Alahü teâlâdan istemektedir. Duâsının kabûl olması için, Alahü teâlânın sevdiği bir kulunu vâsıta yapmaktadır. Yâ Rabbî! Kendisine bol bol ihsânda bulunduğun bu sevgili kulunun hâtırı ve hürmeti için bana da ver demektedir. Yâhut, Alahü teâlânın çok sevdiğine inandığı bir kuluna seslenerek; "Ey Alahın velîsi, bana şefâat et! Benim için duâ et! Alahü teâlânın dileğimi ihsân etmesi için vâsıta ol." demektedir. Dileği veren ve kendisinden istenilen, yalnız Alahü teâlâdır. Velî, yalnız vesîledir, sebeptir. O da fânîdir, hiçbir şey yapamaz. Tasarrufa gücü, kuvveti yoktur. Böyle söylemek, böyle inanmak şirk olsaydı, Alah'tan başkasına güvenmek olsaydı, diriden de duâ istemek, bir şey istemek yasak olurdu. Diriden duâ istemek, bir şey istemek dînimizde yasak edilmemiştir. Hatâ müstehâb olduğu bildirilmiştir. Her zaman yapılmıştır. Buna inanmayanlar, öldükten sonra kerâmet kalmaz diyorlarsa, bu sözlerini isbât etmeleri lâzımdır. Evet, evliyânın bir kısmı öldükten sonra, âlem-i kudse yükseltilir. Huzûr-i ilâhîde her şeyi unuturlar. Dünyâdan ve dünyâda olanlardan haberleri olmaz. Duâları duymazlar. Bir şeye vâsıta, sebeb olmazlar. Dünyâda olan, diri olan evliyâ arasında da böyle meczûblar bulunur. Bir kimse, kerâmete hiç inanmıyor ise, hiç ehemmiyeti yoktur. Sözlerini isbât edemez. Kur'ân-ı kerîm, hadîs-i şerîfler ve asırlarca görülen, bilinen olaylar, onu haksız çıkarmaktadır. Evet bir câhil, bir ahmak, dileğini Alahü teâlânın kudretinden beklemeyip, velî yaratır, yapar derse, bu düşünce ile ondan isterse, bunu elbet yasak etmeli, cezâ da vermelidir. Fakat bunu ileri sürerek, İslâm âlimlerine, âriflere dil uzatılmaz. Çünkü, Resûlulah efendimiz kabir ziyâret ederken, mevtâya selâm verirdi. Mevtâdan bir şey istemeyi hiç yasak etmedi. Ziyâret edenin ve ziyâret olunanın hâlerine göre, kimine duâ edilir, kiminden yardım istenir. Peygamberlerin kabirde diri olduklarını her müslüman bilir ve inanır. (15)

Tahtadan kutu

Tahtadan yapılmış bir uzun kutu
Baş tarafı geniş ayak ucu dar
Çakanlar bilirki bu boş tabutu
Yarın kendileri dolduracaklar

Her yandan küçülen bir oda gibi
Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış
Sanki bir taş bebek kutuda gibi
Hayalim içinde uzanmış kalmış

Cılız vücuduma tam görünse bile
İçim bu dar yere sığılmaz diyor
Geride kalanlar hep dövünsede
İnsan birer birer yine giriyor

Ölenler yeniden doğarmış gerçek
Tabut değildir bu bir tahta kundak
Bu ağır hediye kime gidecek
Çakılır çakılmaz üstüne kapak

-
Kabir Azabı

-

Kabir azabının aslı nedir?

Dünya sevgisidir. Fakat şiddet derecesi ayrıdır. Azlığı, çokluğu Dünya sevgisine göre değişir. Azap, kalbin Dünyaya bağlanmasının sonucudur. İtaat erbabı için kabir azabı yoktur. Ancak kabrin şiddet ve azametini hisseder.


Kafirlerin kabir azabı


Kafirlerin kabir azabı, kıyamete kadar devam eder. Yalnız Cuma ve Ramazan günleri kalkar.

Asilerin kabir azabı

Asilere gelince bunlar için kabir azabı vardır. Ancak kıyâmete kadar devam etmez. Cuma günleri kalkar. Hata cuma gecesi ölen asi, bir saat kabir azabı görür.


Resululah (sav) in dilinden kabir azabı


Kabir ahiret menzilerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir.


Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir.

Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.

Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!.


Resululah (a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında laf taşıyıcılık yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resululah (a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında:

"Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur" buyurmuşlardır.

Hz. Adem zamanında ölen ile Hz. Muhammed zamanında ölen aynı azaba mı çekecek?


Daha sonra ölen daha avantajlı mı oluyor?

Her şeyden önce “Alah’ın adaleti” meselesinin basit ölçülerle ele alınamayacağını belirtelim. Bu dünyada 50, 60, bilemediniz 100 senelik bir ömür süresince küfür içinde yaşayanların, bunun karşılığında sonsuz bir azaba çarptırılması hangi maddî/beşerî adalet ölçüsüyle izah edilebilir?


Kabir azabının, kabirde kalış süresiyle bağlantılı düşünülmesi bu bakımdan ayrıca izaha muhtaçtır. Mesele böyle ele alındığında, daha önce ölenin azabının biraz daha hafif, sonra ölenin daha ağır tutulup, aradaki zaman farkının azabın şiddetiyle dengelenmesi şeklinde cevaplar verildiğini biliyoruz.

Keza kişinin kabirde gördüğü azabın şidetine bağlı olarak cehennemdeki azabının şidetinin değişiklik göstereceği söylenmiştir. Yani kabirdeki azabı şidetli olan, kabirde daha kısa süre azap görene oranla cehennemde biraz daha hafif azaba çarptırılacaktır. Ancak bunların aklî izahlar olup kesinlik arz etmediğini unutmamak gerekir. (16)


Azabı sadece ruh mu çekecek?


Bir kısım alimler kabir azabını sadece ruhun, bir kısmı da ruh ve cesedin birlikte göreceğini söylemiştir. İkinci görüşün Ehl-i Sünnet kaynaklarının geneli tarafından benimsendiğini belirtelim.

Ancak "ceset toprağa konulduktan bir süre sonra çürüdüğüne göre nasıl azap görmeye devam edecektir?" sorusu önemlidir. İşte burada kabirdeki azabın mahiyeti meselesi gündeme gelmektedir. Kelam alimleri genelikle bu soruya, "mahiyetini ancak Alah Teala bilir" diye cevap vermiştir. Buna göre Alah Teala kabirdeki insana bir nevi hayat verecektir. Bu hayat, bizim bu dünyada yaşadığımız hayat boyutundan farklı olacaktır. Dolayısıyla oradaki farklı hayata tadılan farklı bir azap söz konusu olacaktır.

Bu soruya, kabirde cesedin bir kısmına hayat verilecektir. Dolayısıyla azabı da, hayat verilen kısım tadacaktır şeklinde de cevap verilmiştir. (16)
Kabirden Mektup

murat can 04/09/2008 16:42 tarihinde demiş ki
Otorite sahibi bir kimse tarafından yapılan işkence, eza, cefa; beden ve ruha tesir eden eziyet.

Bir terim olarak, Allah'ın günahkârlara dünya veya ahirette vereceği ceza, sıkıntı ve eziyet demektir. Kabir azabı, Cehennem azabı.

İslâm'da azab dünyevî ve uhrevî olmak üzere ikiye ayrılır:

1. Dünyevî azab. Yüce Allah eski devirlerde imandan uzaklaşan, gönderdiği peygamberlere itaat etmeyen, Allah'a isyan eden kavimleri helâk etmiş, onları dünyada azaplandırarak sonraki nesillere ibret yapmıştır. Hz. Nuh (a.s.)'ın kavminin sular altında kalması, sadece kendisiyle birlikte bir gemiye binen insanların ve hayvanların kurtulması, Âd ve Semûd kavminin başına gelen felâketler, Nemrud'un ve Firavun'un helâk oluşu, erkeklerin kadınları bırakarak birbirlerine yaklaştığı Lût kavminin yere batırılması dünyadaki azaba örnek verilebilir. Bunlar Kur'an-ı Kerîm'de ibret için zikredilen kıssalardır.

Dünyevî azabın bir de eziyet, sıkıntı, fakirlik vb. şekillerde imtihan amaciyle karşılaşılan şekli vardır. Bu imtihanların gayesi insanın sabır ve tahammül gücünün ölçülmesi, buna karşılık günahlarının affedilmesi, ya da manevî derecesinin yükselmesidir. Ayette şöyle buyurulur: Ey müminler itaat edeni asî olandan ayırt etmek için sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da malardan, canlardan ve ürünlerden yana eksiltmek ile imtihan ederiz (ey habibim) sabredenleri müjdele" (el-Bakara, 2/155). Buna göre, dünyadaki bazı sıkıntı ve ızdıraplar ahirette sevaba, dünya hayatının sonraki yılarında refaha dönüşebilmektedir. Münkirler için dünyadaki azap da ahiretteki azap da aleyhlerinedir. Kur'an-ı Kerîm'de; "Onlar için dünyada rezilik ve aşağılık ahirette de elem verici bir azap ve cehennem ateşi vardır" (el-Bakara, 2/114; Hacc, 22/9) buyurulmaktadır.

2. Ahireteki azab: Ahiret azabı kabir azabıyla başlar. Kabir hayatı hemen dünya hayatının bitimiyle başladığına göre, insanoğluna azap uzak değildir. Çünkü ayet ve hadislerde azabın kabirde başlayacağı belirtilmiştir. Cenâb-ı Hakk buyurur:

"Kim benim zikrimden (Kuran'dan) yüz çevirirse, o kimse için (kabirde) dar, sıkıntılı bir yaşayış vardır. Biz onu kıyamet gününde kör olarak haşredeceğiz. O şöyle diyecek: Ey Rabbim, beni niçin kör olarak haşretin? Halbuki ben daha önce görüyordum.' Alah diyecek: Bu böyledir. Çünkü sen, sana ayetlerimiz geldi de, onları unutun. Bugün de unutulma sırası sendedir" (Tâhâ, 20/124).

Hz. Peygamber, salih kular için kabrin Cennet bahçelerinden bir bahçe olacağını, günahkârlar için ise Cehennem çukurlarından bir çukur hâlini alacağını bildirmiştir (Tirmizî, Kıyâme, 26).

İbn Ömer'den nakledildiğine göre Alah Resulu şöyle buyurmuştur:

"Sizden biriniz vefat etiğinde sabah ve akşam ona kendi makamı gösterilir: O kimse Cennetlik ise Cenet'e gireceklerin makamı; Cehenemlik ise, Cehenem'in hücrelerinden bir yer gösterilir. Ve ona, burası senin ebedî durağındır. Kıyamet günü seni Alah buraya göndererektir,' denilir" (Tecrîd-i Sarih Terc., 678).

Ebû Hüreyre'den, Hz. Peygamber'in şu duaya devam etiği nakledilmiştir: "Ya Rabbî! Kabir azabından, hayat ibtilâsından, ölümün şiddetinden, mesih-deccalin fitnesinden sana sığınırım"(Tecrîd i Sarih Terc., 677).

Kıyamete kadar bu şekilde sürecek bir kabir hayatı sonunda, mahşer yerinde hesap ve mizandan sonra sevapları günahlarından fazla gelenler Cenet'e, az gelenler ve inkârcılar ise Cehenem'e gireceklerdir. Günahkâr müminler bir süre azap gördükten sonra, sonunda yine Cenet'e gireceklerdir. Kâfirler ise ebedî Cehenem'de kalacaktır. Kur'an-ı Kerîm'in bir çok ayetinde Cehenem azabından, bu azabın dehşet ve korkunçluğundan söz edilir:

Defterleri sol tarafından verilen günahkârlara gelince; onlar ne acıklı durumdadırlar. Onlar ateşin alevi ve kaynar su içindedirler. Bir de üzerlerinde Cehenem'in kapkara dumanı olan bir gölge var. O gölge ne serindir, ne de mülayim. Çünkü onlar dünya hayatında zevklerine düşkün kimselerdi" (el-Vâkıa, 56/41-46).


İslâm'da azap ilâhî adaletin gerçekleştirilmesi içindir. Dünya hayatında uygulanan ceza ve azaplar hukukî müeyyidelerdir. Bu da toplum içinde işlenebilecek kötülük ve suçların önlenmesi ve diğer insanlara bir ibret teşkil etmesi içindir. Ahiret azabı mümin insanlar için geçicidir. Bu geçici azabın sonunda Alah'ın bir lûtfu olarak Cenet nimeti verilecektir. Alah'ın bütün emir ve yasaklarının hak olduğuna iman eden, yegane din ve nizamın onun dini ve nizamı olduğunu kabulenip bütün emir ve yasaklarının yer yüzünde uygulanması gerektiği inancında olan, Alah'a hiç bir şekilde şirk koşmayıp, ancak bazan insanî fıtrat gereği olarak günah işleyen kimseler, bu günahlarının karşılığı olan cezayı çektikten sonra, ebedî azaba çarptırılmayıp, af edilirler. Zira Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: Âlah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilediği kimse için affeder. " (en-Nisâ, 4/48) Buna göre küfrün dışında kalan diğer günahlar Cenâb-ı Alah'ın iradesine kalmış bir husustur. O isterse bağışlar isterse azap eder. Fakat onun emir ve yasaklarını dinlemeyen, Kur'an'a sırt çevirip hükümlerinin uygulanamayacağını söyleyen veya böyle inananların düşüncesini paylaşan insanlar, küfürde olacakları için, ebedî azaba çarptırılacaklardır.

"Gerçekten küfredip (Peygamberliği ve İslâm'ın bütün hükümlerini reddedip insanları Alah'ın dininden ve hak yoldan alıkoymakla) zulmedenleri, Alah asla mağfiret edecek değildir. Onları Cehenem yolundan başka bir yola erdirecek değildir. Onlar orada ebediyyen kalıcıdırlar... ' (en-Nisâ, 4/168-169). Ayrıca (Cin, 72/23) ve (Ahzâb, 33/65) ayetleri aynı hususu hatırlatmaktadır.

Alah ve Resulu ayet ve hadislerde, ahiret nimetlerini müjdeleme yanında dünyada emir ve yasaklara uymayanlara, haksızlık ve zulûm yapanlara, inkâr yoluna sapanlara, Alah'ın hükümlerine sırt çevirenlere azap edileceğini bildirmiştir. Bundan maksat da insanları kötülüklerden ve inançsızlıktan kurtarmaktır.
Kabirden Mektup

gamze oz 05/09/2008 12:09 tarihinde demiş ki
bu sozlerden nasıl hala rahat bır sekılde olmeyecekmısız gıbı yasıyoruz.bunların basında ben evt ben gelıyorum
Kabirden Mektup

şaban parlak 20/10/2008 12:55 tarihinde demiş ki
yüce rabbim gunahlarımızı affetsizz aminn
Kabirden Mektup

mehmet 14/11/2008 01:33 tarihinde demiş ki
RABBİM CÜMLEMİZİ AFFEYLESİNNN
Kabirden Mektup

tulip 16/11/2008 10:17 tarihinde demiş ki
Hiçbir felaket felaket değildir İMANSIZ GİTMEK KADAR
Kabirden Mektup


Kabirden Mektup isimli video'ya toplam 13 yorum yapıldı.
Resim kodunu yaz :


Benzer videolar


Benzer video bulunamadı

Bugün Eklenen videolar


Bugün eklenen video yok

Dün Eklenen videolar


Dün eklenen video yok

Tema değiştir
Online istatistikleri
Online sayısı Şuanda sitemizde : 40 ziyaretçi 1 bot var
Online rekor En çok kullanıcı : 942;
12/10/2008 tarihinde saat : 00:05:47 itibariyle aktif olmuştur.

Online olanlar neler yapıyor?

Botlar şokerin ah kulina ah şarkısı
[02:00:36-En son aranan][Google Bot]
Ziyaretçiler1.Hülya Avşar'ın tecavüz sahnesi
[01:59:53-Video]
2.foo
[01:59:07-En son aranan]
3.Gamze özçelik porno
[01:58:58-En son aranan]
4.Hülya Avşar'ın tecavüz sahnesi
[01:58:49-Video]
5.afacan
[01:58:16-Etiket]
6.Yeşilçam Filmleri
[01:56:32-Kategori]
7.gizli çekim etek altı
[01:54:34-En son aranan]
8.gülben ergen sikiş videosu
[01:54:03-En son aranan]
9.hülya kocyigit porno 4.videosu
[01:58:12-En son aranan]
10.foo
[01:54:42-Etiket]
11.Hülya Avşar'ın tecavüz sahnesi
[01:50:45-Video]
12.hülya koçyiğit pornosu
[01:52:59-En son aranan]
13.Buz Devri 3..!
[01:50:21-Video]
14.türk lezbiyen video
[01:49:21-En son aranan]
15.Boğa Dehşeti 18
[01:59:26-Video]
16.Parçala Behçet-Tıpalamak Gerek..!
[01:48:46-Video]
17.Kedi-Köpek ve Civcivli Aile
[01:47:50-Video]
18.foo
[01:47:31-En son aranan]
19.foo
[01:52:42-Etiket]
20.arab sex
[01:45:49-En son aranan]
21.rottweiller pitbul dövüşü
[01:45:10-En son aranan]
22.anal türk
[01:43:03-En son aranan]
23.foo
[01:43:03-En son aranan]
24.köpek çiftleşmesi
[01:41:09-En son aranan]
25.Hülya Avşar'ın tecavüz sahnesi
[01:40:16-Video]
26.Hülya Avşar'ın tecavüz sahnesi
[01:40:11-Video]
27.çarkıelek
[01:38:21-En son aranan]
28.Seni meslek sahibi yapacağım diyip tecavüz etti
[01:36:17-Video]
29.ateşli sevişme
[01:35:19-En son aranan]

Detaylı ve fazlası için tıklayın
Linkler
XHTML CSS
Videoizlet video izle video seyret video izleme sitesi
Powered By : iŞCANSoft | Google.com.tr